|
2005 yılıydı. 24 yaşında ilk internet yazılarımı yayımlamaya başlamıştım. Forumlara gönderiyordum yazılarımı. Sadece siyasi, dini yazılar değildi yayımladıklarım. Yazılım forumlarında da aktiftim. Zaten encodeum alan adını bulmam da yazılım forumları vesilesiyle olmuştu çünkü ben de bir yazılım forumu açmak istiyordum. Onun için bir alan adı arayışına girdim, önce codeum olsun dedim. Baktım alınmış. Daha sonra encodeum adı aklıma geldi. Baktım hem alan adı müsait hem encodeum@gmail.com müsait. Hemen aldım ve kenara koydum. Paralelinde de siyasi, dini forumlara gönderdiğim siyasi,
dini yazıların kaybolup gittiğini görmektense bir blog sayfası açayım oradan
devam ederim dedim. Önce 2005’te Wordpress’te bir blog açtım, başka bir isimle.
Daha sonra düşündüm “encodeum zaten elimde, niye bunun üzerinden gitmeyeyim ki?
Şimdilik yazılım forumu düşüncesini bir kenara koyayım da bunun üzerinden
ilerleyeyim” dedim. Bu şekilde 2007 yılında yazıları Wordpress’ten Blogger’a
taşıyarak encodeum.blogspot.com macerasını başlatmış oldum. Daha sonra Blogger’ın
domain bağlamayı ücretsiz hale getirmesiyle, site www.encodeum.com olarak yayın hayatına devam
etti ve bu günlere geldi çok şükür. Tabii 2013 ve 2014 yıllarında açtığım 2
Youtube kanalı ile çıtayı da baya bir yükselterek... Artık elimde, sadece bilimsel teknik konuları içeren bir
Youtube kanalı, çoğunlukla siyasi az biraz da yaratılış, inanç konularını
içeren ikinci Youtube kanalı ve siyasi, dini içeriğe sahip encodeum.com alan
adlı bir web sitesi vardı. “Ne yaparsam yapayım mutlaka benzersiz olmalı,
benzersiz olmayacaksa neden uğraşayım. Ayrıca gündemin geçici konularını değil,
zamansız konuları içermeli ürettiklerim” ilkesi ile siyasi, dini, bilimsel,
teknik konularda -naçizane- bir dolu içerik üretmiş oldum ki, kendi gelişimimle
orantılı olarak da sanıyorum kalite her defasında arttı. Ne kadar yapabildiysek, bu alanların her
birinde benzersiz, zamansız içerik üretebilme ne kadar sık rastlanan bir durumdur o da
sizin takdiriniz. Sıkı takipçiler encodeum çatısı altında yayımlanan
içeriklerin kalitesinin ne boyutta olduğunun farkındadır. Üstelik tüm bu
süreçte sadece şu anda yayında olanları değil, yayımlayacaklarımı da hazırlayıp
bir kenara koymayı başardım çok şükür. Ama aklımda hep beni rahatsız eden bir
şeyle: İlk çalışmalar ne olacak? 24, 25 yaşında yazdığım yazılar başta olmak üzere, özellikle
2019’dan önce yazdığım birçok yazının elden geçmesi gerekiyordu. Niyeyse elim
de bir türlü gitmiyordu. Üstelik sadece kelime hataları, anlatım bozukluğu
bağlamında değil, bazı yazıların içeriğinin değişmesi, bazı yazıların
birleştirilmesi hatta o zamanlar bir tepkiyle yazdığım bazı yazıların da
kaldırılması gerekiyordu. Çünkü 4. Devrim Dersini bitirip bir kenara koymamla
özellikle dini içerikli bazı tespitlerimde hatalar yaptığımı gördüm. Son
putperestlik yazısını yazdıktan sonra dedim ki “bu böyle olmayacak”. Bir 10 gün
kadar önce “Bütün yazıları baştan okuyup, ne yapılması gerekiyorsa, yapacağım”
dedim ve açtım bütün yazıları ve 1 hafta, 10 gün boyunca yazdım durdum. Ve bitti. Çok yoruldum ama kuş gibiyim şimdi. Öyle bir
rahatladım ki… Peki ne yaptım? - 24, 25 yaş heyecanı ile yazdığım, düzeltmeye çalışmaktansa
kaldırmanın daha doğru olacağı 3, 4 yazı vardı. Onları kaldırdım. - Bazı yazıları ise neredeyse baştan yazdım. - 1’den fazla yazıya dağılmış konular vardı. O yazıları
birleştirdim. - Yazılarda yazım yanlışlarını, anlatım bozukluklarını
görebildiğim kadarıyla düzelttim. Ve hepsinden önemlisi özellikle dini içerikli yazıları
Devrim Dersleri – 4’e uyumlu hale getirdim. Bunu yaparken de güzel bir şey
oldu. Devrim Dersleri – 4 içinde çok önemli bir eksiğimi fark ettim. Bu
vesileyle onu da eklemiş oldum. Yazıları tekrardan okumak isteyen arkadaşlar olursa şimdi
neler yaptığımdan kısa kısa bahsedeyim: 1. Aşağıdaki 5 yazıya Devrim Dersleri – 4 ile uyumlu olacak
şekilde Müslümanlık, Kafirlik, Müşrik olma, Ehli Keyif olma kavramlarının tam
tanımlarını ekledim. Bunu yaparken nefsin 3 Temel İçgüdüsü ile Kafir Olma,
Müşrik Olma ve Ehli Keyif olma kavramlarını birebir eşleştirmiş olduk. Ayrıca
hangi ibadetin, hangi içgüdüyü hedef aldığını da ekledim. Bütün taşlar yerine oturdu. Oturunca da bu 5 yazı kendiliğinden
seri halini almış oldu. Yazılar şunlar: - Müslüman Olmak Nedir? Ne Değildir? - Yahudi ve Hristiyanlar Cennete Girecek Mi? - Modern Zamanların Müşrik Kâfir İlişkisi - Putperestlik: Konum Bağımlı Tanrı İnancı Ayrıca bu yazılar ile uzun yıllardır, (yaklaşık 200, 300
sene kadar), yanlış anlaşılan Allah’ın varlığına inanma üzerine bir sınanma olduğu
algısını da yıkmaya çalıştık. İnşallah başarılı olmuştur. 2. Mucize yazılarını birleştirdim. Ve ayet sözcüğünün 3
farklı anlamı üzerinden mucize kavramını açıklamaya çalıştım. 3. Neden Kafirler İçin Sonsuz Cehennem Var? yazısına “Peki
Cehenneme girdikten sonra çıkış hiç mi olmayacak?” alt başlığını ekledim. 4. Evlilik ve Cinsellik konularını içeren yazıları
düzenleyip delillendirdim. Yazılar: - İslamiyet ve Olmayan Evlilik Yaşı Üzerine Fetvalar 5. Kader yazılarını birleştirdim. Bu konuda tartışma konusu
olan bütün alt başlıkları, özellikle “bilene kadar” ifadesinden ne kastedildiği
ile ilgili açıklamamı da ekledim. Bunlar büyük değişikliklerdi. Diğer yazıların az bir kısmı
hariç büyük kısmına da dokunuşlar yapmış oldum. Ve şu anda bakıyorum ne kadar çok
iş(vebal) varmış da dokunmuyormuşum. Çok yoruldum ama bitti çok şükür. Omuzlarımdan
da öyle bir yük kalktı ki anlatamam. Hatta dün karşıdan karşıya geçerken
tehlikeli bir durum oluştu “Aman ne olursa olsun, yazıları düzelttim nasıl olsa”
dedim 😊. O derece rahatladım yani. Bu duyuru ile de sizlerle
paylaşayım istedim. 2006 'da başlayıp, 2026 ile bugünlere gelen encodeum macerasına artık daha çok bilimsel, teknik konularla devam ederiz
inşallah. O konularda çalışma yapmayı hakikaten özledim yahu. İnşallah yakında
görüşürüz. 👋 Not: Bu duyuru amacına ulaştıktan bir süre sonra yayından kaldırılacak. |
8 Ocak 2026 Perşembe
20 Yıllık encodeum Macerası
Kaydol:
Kayıt Yorumları
(
Atom
)
0 comments :
Yorum Gönder